Kilise Nedir?
Kilise sözcüğü, Grekçe 'ekklesia'dan gelir; 'çağrılmışların topluluğu' demektir ve Yeni Antlaşma'da bir binayı değil, insanları anlatır. İsa bu sözcüğü Petrus'un iman açıklamasının ardından kullanır: 'kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım.' Kilise, Pentikost'ta Kutsal Ruh'un dökülmesiyle görünür biçimde doğar; ilk topluluğun yaşamı dört ögeyle özetlenir: elçilerin öğretisi, paydaşlık, ekmek bölme ve dua. Yeni Antlaşma kiliseyi zengin benzetmelerle anlatır: Mesih'in bedenidir — üyeler farklı, baş tektir; Tanrı'nın ailesidir; Ruh'un konut kurduğu tapınaktır. Sözcük hem tek tek kentlerdeki toplulukları hem bütün imanlıları kapsar. Kilisenin görevi tapınmak, üyelerini geliştirmek ve Müjde'ye tanıklık etmektir. Yeni Antlaşma kiliseyi kusursuz göstermez; mektupların çoğu sorunlu topluluklara yazılmıştır. Buna rağmen kilise, Mesih'in 'ölüler diyarının kapıları ona üstün gelemeyecek' dediği topluluktur ve umutla yaşar.