Kutsal Kitap'ta lütuf ne demektir?
Lütuf, Kutsal Kitap'ta hak edilmeden verilen iyilik demektir; kavram özellikle Yeni Antlaşma'da Hristiyan inancının merkezine yerleşir. Grekçe "haris" sözcüğü armağan, iyilik ve sevindiren şey anlamlarını taşır. Pavlus'un Efesliler mektubundaki cümle, kavramın en bilinen özeti…
Lütuf, Kutsal Kitap'ta hak edilmeden verilen iyilik demektir; kavram özellikle Yeni Antlaşma'da Hristiyan inancının merkezine yerleşir. Grekçe "haris" sözcüğü armağan, iyilik ve sevindiren şey anlamlarını taşır. Pavlus'un Efesliler mektubundaki cümle, kavramın en bilinen özeti sayılır: "İman aracılığıyla, lütufla kurtuldunuz; bu sizden değil, Tanrı'nın armağanıdır, işlerden değildir; öyle ki kimse övünmesin." Buradaki vurgu nettir: kurtuluş bir ücret ya da ödül değil, armağandır. Romalılar mektubu aynı düşünceyi ters yönden kurar: Tanrı'nın sevgisinin kanıtı, insanlar hâlâ günahkârken Mesih'in ölmesidir; yani lütuf, iyi olana değil, ihtiyacı olana verilir. Eski Antlaşma'da da lütuf kavramı yabancı değildir: Tanrı, Mısır'dan Çıkış kitabında kendini "Merhametli, lütufkâr Tanrı, öfkelenmekte ağır, vefalı sevgi ve gerçekle dolu" olarak tanıtır; peygamberler halkın sadakatsizliğine rağmen süren bu bağlılığı tekrar tekrar hatırlatır. Kutsal Kitap'ta lütuf, sorumsuzluk çağrısı olarak sunulmaz: Titus mektubunda lütfun insanı sağduyulu ve doğru yaşamaya "eğittiği" söylenir; bağışlanan kişinin yaşamının değişmesi beklenir. Lütuf kavramı, kayıp oğul benzetmesindeki babanın tutumunda somutlaşır: dönüş yolundaki oğlu uzaktan görüp koşan, onu şartsız kabul eden bir baba. Bu tema sitede "Kurtuluş ve Lütuf" konu sayfasında ilgili bölümlerle birlikte derlenmiştir; aşağıdaki referanslar doğrudan metne bağlanır.