Musa kimdir?
Musa, Kutsal Kitap'ta İsrail halkının Mısır'daki kölelikten çıkışında merkezi rol oynayan peygamber ve önderdir. Çıkış, Levililer, Sayılar ve Yasa'nın Tekrarı kitaplarında onun yaşamı ve hizmeti geniş biçimde anlatılır. Bebekken Firavun'un buyruğundan korunur, saray çevresinde…
Musa, Kutsal Kitap'ta İsrail halkının Mısır'daki kölelikten çıkışında merkezi rol oynayan peygamber ve önderdir. Çıkış, Levililer, Sayılar ve Yasa'nın Tekrarı kitaplarında onun yaşamı ve hizmeti geniş biçimde anlatılır. Bebekken Firavun'un buyruğundan korunur, saray çevresinde büyür, sonra Midyan'a kaçar ve sonunda Tanrı'nın çağrısıyla halkını Mısır'dan çıkarmak için geri döner. Yanan çalı anlatısı, Musa'nın görevinin ilahi çağrıdan doğduğunu özellikle vurgular.
Musa'nın önemi yalnız tarihsel liderliğinden gelmez. O, Tanrı'nın yasasını alan ve halka ileten kişi olarak da öne çıkar. Sina'da verilen yasa, İsrail'in Tanrı'yla antlaşmalı halk olarak yaşamını biçimlendirir. Bu nedenle Musa hem kurtuluş öyküsünde hem de kutsal düzenin kurulmasında temel bir figürdür. Aynı zamanda kusursuz bir kahraman gibi sunulmaz; çekincesi, öfkesi ve zaman zaman itaatsizliği de anlatılır. Bu dürüstlük, Kutsal Kitap'ın kişileri idealize etmeden aktarma tarzını gösterir.
Yeni Antlaşma'da Musa'ya sık sık geri dönülür. İsa'nın hizmeti, bazı yönlerden Musa'yı hatırlatır; fakat Hristiyan yorumda İsa Musa'nın yalnız tekrarı değil, ondan büyük olan olarak görülür. Bu yüzden Musa çok saygı duyulan bir peygamberdir, ama Hristiyan inancında son merkez Mesih'tir.
Katolik, Ortodoks ve Protestan gelenekler Musa'nın öneminde tam anlamıyla birleşir. Ayrıntılı tarih yorumlarında ya da yasa-teoloji ilişkisini açıklarken ton farkları olabilir, fakat Musa'nın kurtuluş, antlaşma ve vahiy tarihinde ana figür olduğu ortak görüştür. Kısacası Musa, İsrail'i özgürlüğe götüren, Tanrı'nın sözünü alan ve Kutsal Kitap anlatısında derin iz bırakan büyük peygamberdir.
Ayrıca Musa'nın hikâyesi yalnız geçmişte kalmış bir ulusal önderlik anlatısı olarak okunmaz. Hristiyanlar için o, baskı altında yaşayan insanların Tanrı tarafından unutulmadığını ve ilahi çağrının çoğu zaman çekingen insanları bile hizmete çağırdığını gösteren güçlü bir tanıktır.