Zakkay Ağaca Tırmanıyor
Kısa boylu Zakkay, İsa'yı görebilmek için ağaca tırmanır. İsa onu adıyla çağırır ve yüreği değişir.
Yalnız Zakkay
Zakkay, bir kasabada yaşayan kısa boylu bir adamdı. İşi vergi toplamaktı ve doğrusu insanlar onu pek sevmezdi, çünkü Zakkay bazen dürüst davranmıyordu. Bu yüzden çoğu zaman yalnız kalıyordu. Zakkay'ın evi büyük, sofrası doluydu; ama yüreği bomboş ve yalnızdı. İnsanlar onu görünce başlarını çevirir, onunla konuşmak istemezlerdi. Belki Zakkay da içten içe daha iyi bir insan olmayı istiyordu, ama nasıl başlayacağını bilmiyordu. Kimse ona bir şans vermiyor, kimse yanına oturmuyordu. Çünkü bazen tek bir merak, tek bir küçük adım, koca bir yüreği yeniden açmaya yeter.
Ağaca Tırmanıyor
Bir gün kasabaya İsa'nın geleceği duyuldu. Herkes onu görmek için sokaklara döküldü. Zakkay da çok meraklıydı, İsa'yı görmek istiyordu. Ama boyu kısa olduğu için kalabalığın arasından hiçbir şey göremiyordu. Önüne geçmeye çalıştı, parmak uçlarında yükseldi, ama nafile — sadece insanların sırtlarını görüyordu.
Sonra aklına parlak bir fikir geldi. Yol kenarında büyük bir yabani incir ağacı vardı. Zakkay koşarak ağaca gitti ve dallara tırmandı. Yükseğe çıkınca artık her yeri görebiliyordu. Orada oturup İsa'nın gelmesini bekledi.
İsa Onu Adıyla Çağırıyor
İsa yaklaştığında beklenmedik bir şey oldu. Tam ağacın altına gelince durdu, başını kaldırdı ve Zakkay'a baktı. Sonra onu adıyla çağırdı: “Zakkay, çabuk aşağı in. Bugün senin evinde misafir olmak istiyorum.” Zakkay şaşkınlıktan neredeyse düşecekti! İsa, herkesin görmezden geldiği onu fark etmiş, hatta adını bile bilmişti.
Değişen Yürek
Zakkay büyük bir sevinçle ağaçtan indi ve İsa'yı evine götürdü. Kalabalıktaki bazı kişiler buna şaşırdı ve, “İsa neden onun evine gidiyor?” diye fısıldaştılar. Ama İsa hiç kimseyi dışarıda bırakmaz, herkese sevgiyle yaklaşırdı. O gün Zakkay'ın evi, yıllardır olmadığı kadar sıcacık ve neşeliydi. O gün Zakkay'ın yüreği yumuşadı. “Bundan sonra dürüst olacağım,” dedi. “Haksızlık ettiğim kişilere fazlasıyla geri vereceğim ve ihtiyacı olanlara yardım edeceğim.” Gerçekten de öyle yaptı. Zakkay bambaşka, mutlu bir insan oldu.
Zakkay'ın hikâyesi bize şunu hatırlatır: hiç kimse görülmeyecek kadar küçük ya da unutulacak kadar önemsiz değildir. İsa, herkesi görür ve herkesi sever. Ve bir kere sevildiğimizi hissettiğimizde, yüreğimiz güzelliğe doğru değişebilir.
Birlikte konuşalım
İsa, herkesin görmezden geldiği Zakkay'ı fark etti. Sen etrafında kimi daha çok fark edebilirsin?