Hezekiel 33

Hezekiel 33'te peygamber, İsrail halkı için bir nöbetçi olarak tanımlanır ve görevi, yaklaşan yargıyı bildirerek insanları uyarıp sorumluluklarını açık etmektir. Bölüm, kişinin geçmişine değil mevcut tutumuna göre değerlendirileceğini; kötünün dönüşle yaşayabileceğini, doğrunun ise kötülüğe saparsa yargılanacağını vurgular. Yeruşalim'in düştüğü haberi geldikten sonra, ülkede kalanların sürdürdüğü kötülükler nedeniyle yıkımın süreceği bildirilir ve halkın peygamberin sözlerini ilgiyle dinlese de uygulamadığı belirtilir.

Okumaya devam et

Kadıköy Kilise Çevirisi (KK)

1 RAB bana seslenip şöyle dedi:

2 “İnsanoğlu, halkının oğullarına seslen ve onlara de ki: Bir ülkenin üzerine kılıç getirdiğimde, o ülkenin halkı kendi aralarından birini seçip onu nöbetçi yaparsa,

3 o da kılıcın ülkenin üzerine geldiğini görünce borazanı çalıp halkı uyarırsa,

4 borazanın sesini duyup da uyarıyı dikkate almayan biri, kılıç gelip onu alıp götürürse, kendi kanından kendisi sorumlu olur.

5 Borazanın sesini duydu ama uyarıyı dikkate almadı; kendi kanından kendisi sorumlu olacaktır. Uyarıyı dikkate alsaydı canını kurtarırdı.

6 Ama nöbetçi kılıcın geldiğini görüp borazanı çalmazsa, halk da uyarılmazsa ve kılıç gelip onların arasından birini alırsa, o kişi kendi suçunun içinde alınıp götürülür; ama onun kanını nöbetçinin elinden isteyeceğim.

7 “Ey insanoğlu, seni İsrail halkı için nöbetçi yaptım. Bu yüzden ağzımdan çıkan sözü dinle ve onları benim adıma uyar.

8 Kötü kişiye, ‘Ey kötü adam, kesinlikle öleceksin’ dediğimde, sen onu yolundan döndürmek için konuşmazsan, o kötü adam kendi suçunun içinde ölecek; ama onun kanını senin elinden isteyeceğim.

9 Ama kötü kişiyi yolundan dönmesi için uyarırsan ve o yolundan dönmezse, kendi suçunun içinde ölecek; sen ise canını kurtarmış olacaksın.

10 “Ey insanoğlu, İsrail halkına de ki: Siz şöyle diyorsunuz: ‘İsyanlarımız ve günahlarımız üzerimizde duruyor; onların içinde eriyip gidiyoruz. O halde nasıl yaşayabiliriz?’

11 Onlara de ki: ‘Varlığım hakkı için, Egemen RAB diyor, kötü kişinin ölümünden hoşlanmam. Kötü kişinin yolundan dönüp yaşamasını isterim. Dönün, kötü yollarınızdan dönün. Ey İsrail halkı, neden ölesiniz?’

12 “Ey insanoğlu, halkının oğullarına de ki: Doğru kişinin doğruluğu, isyan ettiği gün onu kurtarmayacak. Kötü kişinin kötülüğü de kötülüğünden döndüğü gün onu düşürmeyecek. Doğru kişi de günah işlediği gün doğruluğu sayesinde yaşayamayacak.

13 Doğru kişiye, ‘Kesinlikle yaşayacaksın’ dediğim halde o kendi doğruluğuna güvenip kötülük yaparsa, yaptığı doğru işlerin hiçbiri hatırlanmayacak; işlediği kötülüğün içinde ölecek.

14 Yine kötü kişiye, ‘Kesinlikle öleceksin’ dediğim halde o günahından dönüp adil ve doğru olanı yaparsa,

15 rehini geri verirse, zorla aldığını geri öderse, suç işlemeyip yaşam veren kurallara göre yürürse, kesinlikle yaşayacak, ölmeyecek.

16 İşlediği günahların hiçbiri ona karşı hatırlanmayacak. Adil ve doğru olanı yaptı; kesinlikle yaşayacak.

17 “Yine de halkının oğulları, ‘Rab'bin yolu doğru değil’ diyor. Oysa doğru olmayan onların yoludur.

18 Doğru kişi doğruluğundan dönüp kötülük yaparsa, bunun içinde ölecek.

19 Kötü kişi kötülüğünden dönüp adil ve doğru olanı yaparsa, bunun sayesinde yaşayacak.

20 Yine de, ‘Rab'bin yolu doğru değil’ diyorsunuz. Ey İsrail halkı, her birinizi kendi yoluna göre yargılayacağım.”

21 Sürgünümüzün on ikinci yılında, onuncu ayın beşinci gününde, Yeruşalim'den kaçıp kurtulan biri bana gelip, “Kent vuruldu” dedi.

22 Kaçıp kurtulan kişi gelmeden önceki akşam RAB'bin eli üzerimdeydi. O adam sabah yanıma gelene dek ağzımı açmıştı. Böylece ağzım açıldı; artık dilsiz değildim.

23 RAB bana seslenip şöyle dedi:

24 “İnsanoğlu, İsrail diyarındaki o yıkıntı yerlerde yaşayanlar şöyle diyor: ‘İbrahim tekti, ama ülkeyi miras aldı. Biz ise çok kişiyiz; bu ülke bize miras olarak verildi.’

25 Bu yüzden onlara de ki: ‘Egemen RAB şöyle diyor: Kanlı eti yiyorsunuz, gözlerinizi putlarınıza dikiyorsunuz, kan döküyorsunuz. Böyleyken ülkeyi mi mülk edineceksiniz?

26 Kılıcınıza dayanıyorsunuz, iğrenç şeyler yapıyorsunuz, her biriniz komşusunun karısını kirletiyor. Böyleyken ülkeyi mi mülk edineceksiniz?’

27 “Onlara de ki: ‘Egemen RAB şöyle diyor: Varlığım hakkı için, o yıkıntı yerlerde olanlar kılıçla düşecek. Açık arazide olanı yutması için yabanıl hayvanlara vereceğim. Kalelerde ve mağaralarda olanlar da salgında ölecek.

28 Ülkeyi ıssız ve dehşet verici bir yer yapacağım. Gücünden doğan gururu sona erecek. İsrail'in dağları öyle ıssız olacak ki, oradan geçen olmayacak.

29 İşledikleri bütün iğrençlikler yüzünden ülkeyi ıssız ve dehşet verici bir yer yaptığım zaman, benim RAB olduğumu anlayacaklar.’

30 “Ey insanoğlu, halkının oğulları duvarların yanında ve evlerin kapılarında senden söz ediyor. Biri ötekine, herkes kardeşine, ‘Haydi gelin, RAB'den çıkan söz nedir, dinleyelim’ diyor.

31 Sana halk gelirmiş gibi geliyorlar, senin önünde halkımmış gibi oturuyorlar, sözlerini dinliyorlar ama uygulamıyorlar. Çünkü ağızlarıyla sevgi gösteriyorlar, ama yürekleri kazançlarının peşinden gidiyor.

32 Sen onlar için güzel sesli, saz çalmayı iyi bilen birinin çok hoş şarkısı gibisin. Sözlerini dinliyorlar ama uygulamıyorlar.

33 Bu gerçekleşince, işte gerçekleşiyor, aralarında bir peygamberin bulunmuş olduğunu anlayacaklar.”