Eyüp 39

Bu bölümde Tanrı, Eyüp'e çeşitli yabani hayvanların yaşamını ve davranışlarını anımsatarak doğadaki düzenin ve canlıların özelliklerinin insan denetiminin ötesinde olduğunu gösterir. Dağ keçileri, yaban eşeği, yaban öküzü, devekuşu, at, şahin ve kartal örnekleri üzerinden her birinin kendine özgü gücü, içgüdüsü ve yaşam alanı anlatılır; böylece insan bilgisinin ve egemenliğinin sınırları vurgulanır.

Okumaya devam et

Kadıköy Kilise Çevirisi (KK)

1 “Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu bilir misin? Dişi geyiğin yavruladığı zamanı gözler misin?

2 Onların geçirdiği ayları sayabilir misin? Ne zaman doğurduklarını bilir misin?

3 Eğilirler, yavrularını doğururlar; doğum sancılarını dindirirler.

4 Yavruları güçlenir, kırda büyür; çıkar giderler, bir daha dönmezler.

5 “Yaban eşeğini özgür bırakan kim? Atik eşeğin bağlarını çözen kim?

6 Onun evi olsun diye bozkırı, barınağı olsun diye tuzlu toprağı ben verdim.

7 Kentin gürültüsünü küçümser, sürücünün bağırışını duymaz.

8 Dağlar onun otlağıdır; her yeşil şeyi arar durur.

9 “Yaban öküzü sana hizmet etmeye razı olur mu? Yemliğinin yanında geceyi geçirir mi?

10 Yaban öküzünü koşumla oluğa bağlayabilir misin? Ardından vadileri sürer mi?

11 Gücü büyük diye ona güvenir misin? Emeğini ona bırakır mısın?

12 Tohumunu eve getireceğine, harmanındaki tahılı toplayacağına ona bel bağlar mısın?

13 “Devekuşunun kanatları sevinçle çırpınır; ama o kanatlar ve tüyler sevgiyi mi yansıtır?

14 Çünkü yumurtalarını yere bırakır, onları tozun içinde ısıtır.

15 Bir ayağın onları ezebileceğini, yabanıl bir hayvanın çiğneyebileceğini unutur.

16 Yavrularına kendi yavruları değilmiş gibi sert davranır. Emeği boşa gitse de korkmaz.

17 Çünkü Tanrı onu bilgelikten yoksun bıraktı, ona anlayış vermedi.

18 Ama ayağa fırlayıp koştuğunda, ata da binicisine de güler.

19 “Ata gücü sen mi verdin? Boynunu titreşen yeleyle sen mi donattın?

20 Onu çekirge gibi sıçratan sen misin? Kişnemesinin görkemi dehşet verir.

21 Vadide toprağı eşeler, gücüne sevinir; silahlı adamlara karşı çıkmak için ilerler.

22 Korkuyla alay eder, yılmaz; kılıçtan geri dönmez.

23 Ok kılıfı onun yanında şakırdar; parlayan mızrakla cirit de öyle.

24 Hiddetle ve öfkeyle yeri yutar; boru sesini duyunca yerinde duramaz.

25 Boru ne zaman çalsa, “Aha!” diye kişner. Savaşı uzaktan sezer; komutanların gürleyen sesini ve savaş çığlıklarını duyar.

26 “Şahin senin bilgeliğinle mi yükselir de kanatlarını güneye doğru açar?

27 Kartal senin buyruğunla mı yükselir, yuvasını yüksek yerlere kurar?

28 Kayalıkta yaşar, orada barınır; sarp kayanın ucunda, ulaşılmaz yerde.

29 Oradan avını gözetler; gözleri onu çok uzaktan görür.

30 Yavruları kan emer; vurulup yere serilenler neredeyse, o da oradadır.”