Eyüp 30

Eyüp bu bölümde, bir zamanlar hor gördüğü toplumsal açıdan en aşağıdaki kişilerin şimdi kendisiyle alay ettiğini ve onu aşağılayıp dışladığını anlatır. Ardından bedenini ve ruhunu sarsan acıları, Tanrı'ya yakarışına karşılık alamayışını ve merhamet göstermiş olmasına rağmen başına gelen felaketler yüzünden umudunun yas ve karanlığa dönüştüğünü dile getirir.

Okumaya devam et

Kadıköy Kilise Çevirisi (KK)

1 “Ama şimdi benden yaşça küçük olanlar benimle alay ediyor; babalarını sürü köpeklerimin yanına bile koymaya layık görmezdim.

2 Ellerinin gücü bana ne yarar? Güçlü çağları tükenip gitmiş.

3 Yokluk ve açlıktan eriyip kalmışlar. Issızlığın ve yıkımın karanlığında kupkuru toprağı kemiriyorlar.

4 Çalıların yanından tuzlu otlar topluyorlar; katırtırnağı kökleri onların yiyeceği.

5 İnsanların arasından kovuluyorlar; arkalarından, hırsıza bağırır gibi bağırıyorlar.

6 Bu yüzden korkunç vadilerde, toprağın ve kayaların oyuklarında yaşıyorlar.

7 Çalıların arasında anırıyorlar; ısırganların altında bir araya toplanıyorlar.

8 Onlar aptalların çocuklarıdır, evet, aşağılık adamların çocukları; ülkeden kırbaçla sürülmüşlerdi.

9 “Şimdiyse onlara türkü oldum; dillerine düşen bir söz oldum.

10 Benden tiksiniyorlar, benden uzak duruyorlar, yüzüme tükürmekten de çekinmiyorlar.

11 Çünkü o ipini çözüp beni ezdi; onlar da önümde bütün dizgini bıraktılar.

12 Sağ yanımda ayaktakımı dikiliyor. Ayaklarımı sürçtürüyorlar; önümde yıkım yollarını yükseltiyorlar.

13 Yolumu bozuyorlar, felaketimi büyütüyorlar; bunu yaparken yardım eden kimse de yok.

14 Geniş bir gedikten girer gibi geliyorlar; yıkıntının ortasında üstüme üşüşüyorlar.

15 Dehşetler üstüme çevrildi. Onurum rüzgâr gibi kovalandı; esenliğim bulut gibi geçip gitti.

16 “Şimdiyse canım içimde eriyip dökülüyor. Sıkıntı günleri beni ele geçirdi.

17 Gece kemiklerim içimde delinip duruyor; beni kemiren ağrılar hiç dinlenmiyor.

18 Büyük bir güçle giysim biçimsizleşti; mintanımın yakası gibi beni sıkıca sarıyor.

19 Beni çamurun içine attı; toza ve küle dönmüş oldum.

20 Sana haykırıyorum, ama bana yanıt vermiyorsun; karşında duruyorum, yalnızca bana bakıyorsun.

21 Bana karşı acımasız oldun; elinin kudretiyle beni kovalıyorsun.

22 Beni rüzgâra kaldırıp onunla sürüklüyorsun; fırtınanın içinde beni dağıtıyorsun.

23 Çünkü biliyorum, beni ölüme götüreceksin, yaşayan herkes için belirlenmiş o eve.

24 “Ama düşen biri elini uzatmaz mı? Felakete uğrayınca yardım diye haykırmaz mı?

25 Sıkıntı içinde olan için ağlamadım mı? Yoksul için içim yanmadı mı?

26 İyilik bekledim, ama kötülük geldi; ışık umdum, ama karanlık çöktü.

27 İçim çalkalanıyor, durulmuyor; sıkıntı günleri başıma geldi.

28 Güneşsiz yas tutarak dolaşıyorum; topluluğun içinde ayağa kalkıp yardım diye haykırıyorum.

29 Çakalların kardeşi, devekuşlarının yoldaşı oldum.

30 Derim kararıp üzerimden soyuluyor; kemiklerim sıcaktan yanıyor.

31 Bu yüzden lirimin sesi yasa döndü, kavalımın sesi de ağlayanların sesine.