Eyüp 17
Eyüp, tükenmişliğini ve ölümün yakınlığını dile getirirken çevresindekilerin alayını ve anlayışsızlığını da vurgular. Dürüst kişinin yolunda sebat edeceğini söylese de kendi günlerinin, tasarılarının ve umutlarının tükendiğini; geriye mezar ve karanlık beklentisinin kaldığını anlatır.
Okumaya devam et
Kadıköy Kilise Çevirisi (KK)
1 “Ruhum tükenmiş, Günlerim sönmüş, Mezar beni bekliyor.
2 Alaycılar gerçekten yanımda. Gözüm onların kışkırtmasına bakıp duruyor.
3 “Şimdi bana güvence ver, Benim için sen kefil ol. Başka kim benimle el sıkışıp güvence verir?
4 Çünkü onların yüreğini anlayışa kapattın, Bu yüzden onları üstün kılmayacaksın.
5 Dostlarını çıkar uğruna ele verenin, Çocuklarının gözleri bile ferini yitirir.
6 “Ama beni halk arasında dillerde dolaşan bir söz yaptı, Yüzüme tükürüyorlar.
7 Gözüm kederden karardı, Bütün uzuvlarım gölge gibi.
8 Dürüstler buna şaşacak, Suçsuz kişi tanrısıza karşı ayaklanacak.
9 Yine de doğru kişi yoluna bağlı kalır. Elleri temiz olan gittikçe güçlenir.
10 Ama siz hepiniz, haydi yine gelin. Aranızda bir bilge bulamayacağım.
11 Günlerim geçti, Tasarılarım koptu gitti, Yüreğimin düşünceleri de öyle.
12 Geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığın ortasında, “Işık yakın” diyorlar.
13 Eğer evim olarak ölüler diyarını beklediysem, Döşeğimi karanlığa serdiysem,
14 Çürümeye, “Sen babamsın” dediysem, Kurda, “Annem” ve “kız kardeşim” dediysem,
15 Öyleyse umudum nerede? Umudumu kim görecek?
16 Umudum benimle birlikte ölüler diyarının kapılarına mı inecek, Benimle birlikte toprağa mı inecek?”