Yusuf'un Renkli Kaftanı

Yusuf'a babasından güzel bir kaftan hediye edilir. Zor günlerden geçse de, sonunda kardeşlerini sevgiyle bağışlar.

Rengârenk Kaftan

Yusuf, babası Yakup'un çok sevdiği oğullarından biriydi. Bir gün babası ona rengârenk, çok güzel bir kaftan hediye etti. Yusuf bu kaftanı giyince çok mutlu oldu. Kaftan güneşin altında rengârenk parlıyordu ve Yusuf onu her giydiğinde kendini çok sevilmiş hissediyordu. Yusuf, babasının en küçük oğullarından biriydi ve babası onu gerçekten çok severdi. Kıskançlık, kalpte küçük ve buruk bir duyguyken başlar; ama beslenirse büyür ve insanı üzücü seçimlere sürükler. Ama ağabeyleri kaftanı görünce üzüldü ve kıskandı; “Babamız onu bizden çok seviyor,” diye düşündüler.

Uzak Bir Ülkeye

Yusuf'un ayrıca ilginç rüyaları vardı ve gördüğü rüyaları herkese anlatırdı. Bu rüyalar da ağabeylerini biraz kızdırdı. Kıskançlık büyüdükçe büyüdü ve bir gün ağabeyleri, Yusuf'u uzak bir ülkeye, Mısır'a gönderdiler. Yusuf, ailesinden çok uzakta, yepyeni bir yerde kaldı. Yeni ülkede dil farklıydı, her şey yabancıydı ve yanında ailesi yoktu. Böyle zamanlarda insan çok üzülebilir, hatta umutsuzluğa kapılabilir. Ama Yusuf, her sabah yeniden Tanrı'ya güvenmeyi seçti; şikâyet etmek yerine bulunduğu yerde iyi ve çalışkan olmaya, elinden gelenin en iyisini yapmaya devam etti.

Mısır'da Bilge Yusuf

Mısır'da işler Yusuf için hiç kolay olmadı. Ama Yusuf, nereye giderse gitsin dürüst ve çalışkan kaldı; Tanrı'ya güvenmeyi hiç bırakmadı. Zamanla insanlar onun ne kadar bilge olduğunu fark etti. Yusuf, rüyaların anlamını anlayabiliyordu. Bir gün ülkenin yöneticisine yaklaşan bir kıtlığı — yani yiyeceklerin azalacağı zor bir dönemi — önceden anlattı ve herkesin hazırlanmasına yardım etti. Böylece Yusuf, Mısır'da çok önemli bir görev aldı ve halkı açlıktan kurtardı.

Sevgiyle Bağışlamak

Yıllar sonra kıtlık gerçekten geldi ve Yusuf'un ağabeyleri, yiyecek bulmak için ta Mısır'a kadar geldiler. Karşılarındaki güçlü yöneticinin, yıllar önce uzağa gönderdikleri küçük kardeşleri Yusuf olduğunu önce anlamadılar. Yusuf onları tanıyınca ağlamaya başladı. Onlara kızmadı; kollarını açıp sarıldı. “Korkmayın,” dedi. “Sizi bağışlıyorum. Tanrı, olan her şeyi iyiliğe çevirdi.”

Yusuf, bütün ailesini Mısır'a çağırdı ve hepsi yeniden bir arada, mutlu oldular.

Yusuf'un hikâyesi bize bağışlamanın gücünü gösterir. Bize kötü davranıldığında öfkelenmek kolaydır. Ama Yusuf gibi biz de sevgiyle bağışlamayı seçebiliriz. Bağışlamak, hem karşımızdakinin hem de bizim yüreğimizi hafifletir.

Birlikte konuşalım

Yusuf, kendisine kötü davrananları bile bağışladı. Sen birini bağışlamak zor geldiğinde ne yaparsın?

Kutsal Kitap'ta oku

Diğer hikâyeler

Tüm hikâyeler