İbrahim ve Yıldızlar
Tanrı, yaşlı İbrahim'e gökteki yıldızları gösterir ve büyük bir söz verir. İbrahim bu söze yürekten inanır.
Sabırla Bekleyen İbrahim
İbrahim, Tanrı'yı çok seven, iyi yürekli bir adamdı. O ve eşi Sara artık yaşlanmışlardı ve hiç çocukları olmamıştı. İbrahim, bir gün kendi kocaman bir ailesi olmasını çok isterdi, ama zaman geçtikçe bu ona imkânsız gibi görünmeye başladı. Her sabah uyandığında etrafına bakar, çadırının sessizliğini duyar ve içi biraz burkulurdu. Komşularının çocukları vardı, torunları vardı; İbrahim ile Sara ise yıllardır bekliyordu. Bazen umutları azalıyor, “Belki de artık çok geç,” diye düşünüyorlardı. Ama İbrahim, Tanrı'ya güvenmekten hiç vazgeçmedi. Zor bir şeyi beklemek çok yorucu olabilir; sabretmek, dünyanın en kolay işi değildir. İbrahim de sabretmeyi öğrendi, tıpkı toprağa tohum eken bir çiftçinin filizin çıkmasını sabırla beklemesi gibi.
Yıldızlarla Dolu Gökyüzü
Bir gece Tanrı, İbrahim'le konuştu. Ona dedi ki: “Dışarı çık ve gökyüzüne bak.” İbrahim çadırından çıktı. Hava masmavi karanlıktı ve gökyüzü binlerce, on binlerce yıldızla doluydu. Yıldızlar öyle çoktu ki, saymaya kalksa asla bitiremezdi.
Tanrı yumuşacık bir sesle şöyle dedi: “Yıldızları sayabilir misin? İşte senin ailen de bir gün bu yıldızlar kadar kalabalık olacak.” İbrahim başını kaldırıp o ışıltılı gökyüzüne baktı ve gülümsedi. Gökyüzü o kadar genişti ki, İbrahim kendini küçücük hissetti; ama aynı zamanda çok sevilmiş ve umutlu hissetti. O gece uzun uzun yıldızları seyretti ve içindeki umut yeniden büyüdü. Aklı bunun nasıl olacağını tam anlamasa da, yüreği Tanrı'ya güvendi. “Tanrı söz verdiyse, mutlaka olur,” diye düşündü.
Tutulan Söz
İbrahim beklemeyi öğrendi. Bazı günler zor geçti, bazen merak etti, ama umudunu hiç kaybetmedi. Ve zamanı gelince Tanrı sözünü tuttu: İbrahim ile Sara'nın İshak adında bir oğulları oldu. Yaşlı çiftin evi kahkahalarla, sevinçle doldu.
Yıldızlar Kadar Kalabalık
İshak büyüdü, onun da çocukları oldu, sonra torunları… Yıllar, yüzyıllar geçtikçe İbrahim'in ailesi gerçekten de büyüdükçe büyüdü — tıpkı o gece gökyüzündeki yıldızlar gibi kalabalıklaştı.
İbrahim'in hikâyesi bize sabrı ve güveni öğretir. Bazen istediğimiz güzel bir şey hemen olmaz; beklememiz gerekir. Ama İbrahim gibi biz de umudumuzu koruyabiliriz. Bir dahaki sefere geceleyin yıldızlara baktığında, tutulan büyük bir sözü ve sabırla bekleyen bir yüreği hatırlayabilirsin.
Birlikte konuşalım
İbrahim, göremediği bir şeye güvendi. Sen bir söze güvenmek için ne zaman sabretmek zorunda kaldın?