Zekeriya 1
Zekeriya 1. bölüm, halkı atalarının hatalarından ders alarak Tanrı'ya dönmeye çağırır ve geçmiş yargıların bu çağrının ciddiyetini gösterdiğini vurgular. Ardından Zekeriya, yeryüzünün durumunu bildiren atlılar, Yeruşalim için bildirilen merhamet ve yeniden inşa vaadi ile Yahuda'yı dağıtan güçlerin sonunda etkisiz kılınacağını simgeleyen görüler alır.
Okumaya devam et
Kadıköy Kilise Çevirisi (KK)
1 Darius'un krallığının ikinci yılında, sekizinci ayda, RAB'bin sözü peygamber İddo oğlu Berekya oğlu Zekeriya'ya geldi:
2 “RAB atalarınıza çok öfkelendi.”
3 Bu yüzden onlara de ki: Orduların RAB'bi şöyle diyor: “Bana dönün,” diyor Orduların RAB'bi, “ben de size döneyim,” diyor Orduların RAB'bi.
4 Önceki peygamberlerin kendilerine seslenip, “Orduların RAB'bi şöyle diyor: Kötü yollarınızdan da kötü işlerinizden de şimdi dönün” dedikleri atalarınız gibi olmayın. Ama onlar beni dinlemediler, bana kulak asmadılar, diyor RAB.
5 Atalarınız şimdi nerede? Peygamberler sonsuza dek yaşar mı?
6 Ama kullarım peygamberlere buyurduğum sözlerimle hükümlerim atalarınıza yetişmedi mi? Sonunda dönüp şöyle dediler: “Orduların RAB'bi yollarımıza ve yaptıklarımıza göre bize ne yapmayı tasarladıysa, bize öyle yaptı.”
7 Darius'un krallığının ikinci yılında, on birinci ayın, yani Şevat ayının yirmi dördüncü gününde, RAB'bin sözü peygamber İddo oğlu Berekya oğlu Zekeriya'ya geldi:
8 Gece bir görüm gördüm. Karşımda kızıl bir ata binmiş bir adam vardı; çukur yerdeki mersin ağaçlarının arasında duruyordu. Arkasında kızıl, doru ve beyaz atlar vardı.
9 Ben, “Efendim, bunlar nedir?” diye sordum. Benimle konuşan melek bana, “Bunların ne olduğunu sana göstereceğim” dedi.
10 Mersin ağaçlarının arasında duran adam şöyle karşılık verdi: “Bunlar, yeryüzünde dolaşsınlar diye RAB'bin gönderdiği kişilerdir.”
11 Sonra mersin ağaçlarının arasında duran RAB'bin meleğine haber verip şöyle dediler: “Yeryüzünde dolaştık; işte, bütün yeryüzü dingin ve sakin.”
12 Bunun üzerine RAB'bin meleği şöyle dedi: “Ey Orduların RAB'bi, yetmiş yıldır öfkeli olduğun Yeruşalim'e ve Yahuda kentlerine daha ne zamana dek merhamet göstermeyeceksin?”
13 RAB, benimle konuşan meleğe iyi ve teselli edici sözlerle karşılık verdi.
14 Benimle konuşan melek bana şöyle dedi: “Seslen ve de ki, Orduların RAB'bi şöyle diyor: Yeruşalim ve Siyon için büyük bir kıskançlıkla kıskanıyorum.
15 Rahatına bakıp duran uluslara çok öfkeliyim; çünkü ben yalnızca biraz öfkelenmiştim, ama onlar felaketi artırdılar.”
16 Bu yüzden RAB şöyle diyor: “Merhametle Yeruşalim'e döndüm. Evim orada kurulacak,” diyor Orduların RAB'bi, “Yeruşalim'in üzerine ölçü ipi çekilecek.”
17 Yine seslen ve de ki, Orduların RAB'bi şöyle diyor: “Kentlerim yine bollukla taşacak; RAB yine Siyon'u teselli edecek ve Yeruşalim'i yine seçecek.”
18 Gözlerimi kaldırıp baktım; işte, dört boynuz vardı.
19 Benimle konuşan meleğe, “Bunlar nedir?” diye sordum. Bana, “Bunlar Yahuda'yı, İsrail'i ve Yeruşalim'i dağıtan boynuzlardır” dedi.
20 Sonra RAB bana dört usta gösterdi.
21 Ben, “Bunlar ne yapmaya geliyor?” diye sordum. O da şöyle dedi: “Yahuda'yı öyle dağıtan boynuzlar bunlardır ki, kimse başını kaldıramadı. Ama bu ustalar onları dehşete düşürmeye, Yahuda ülkesini dağıtmak için ona karşı boynuz kaldıran ulusların boynuzlarını devirmeye geldiler.”