Yeşaya 56
Yeşaya 56, kurtarışın yaklaşması karşısında adaletin ve doğruluğun sürdürülmesini vurgular; Şabat'a bağlı kalan ve antlaşmaya sarılan yabancıların ve hadımların da Tanrı'nın halkı içinde kalıcı bir yere kabul edileceğini bildirir. Bölümün son kısmı ise İsrail'in önderlerini kör, çıkarcı ve sorumsuz gözcüler ile çobanlar olarak eleştirerek toplumsal ve ruhsal çöküşü göz önüne serer.
Okumaya devam et
Kadıköy Kilise Çevirisi (KK)
1 RAB şöyle diyor: “Adaleti gözetin, doğruluğu uygulayın. Çünkü kurtarışım gelmek üzere, doğruluğum açığa çıkmak üzere.”
2 Bunu yapan insana, buna sımsıkı sarılan insanoğluna ne mutlu! Şabat Günü'nü kirletmeden tutana, elini her türlü kötülükten uzak tutana ne mutlu!”
3 RAB'be bağlanmış olan yabancı, “RAB beni halkından kesinlikle ayıracak” demesin. Hadım da, “İşte ben kuru bir ağacım” demesin.”
4 Çünkü RAB şöyle diyor: “Şabat Günlerimi tutan, beni hoşnut eden şeyleri seçen, antlaşmama sımsıkı sarılan hadımlara,
5 evimde, duvarlarımın içinde, oğullardan da kızlardan da daha iyi bir anıt ve bir ad vereceğim. Onlara sonsuza dek kalacak, silinmeyecek bir ad vereceğim.”
6 “RAB'be bağlanıp O'na hizmet eden, RAB'bin adını seven, O'nun kulları olan yabancıları da, Şabat Günü'nü kirletmeden tutan ve antlaşmama sımsıkı sarılan herkesi de,
7 kutsal dağıma getireceğim, dua evimde onları sevindireceğim. Yakmalık sunuları ve kurbanları sunağımda kabul görecek. Çünkü evim bütün halklar için dua evi diye anılacak.”
8 İsrail'in sürgün edilmişlerini toplayan Egemen RAB şöyle diyor: “Onun yanına, zaten toplanmış olanlardan başka daha nicelerini toplayacağım.”
9 Ey kırlardaki bütün hayvanlar, gelin yiyip bitirin; ey ormandaki bütün hayvanlar, gelin.
10 Onun gözcüleri kördür, hepsi bilgisizdir. Hepsi dilsiz köpeklerdir, havlayamazlar. Hayal görür, yatıp uzanırlar, uyuklamayı severler.
11 Bu köpekler açgözlüdür, hiç doymazlar. Bunlar anlayışsız çobanlardır. Hepsi kendi yoluna sapmış, her biri dört bir yandan kendi kazancının peşine düşmüştür.
12 “Gelin,” derler, “şarap getireyim, içkiyle kendimizi dolduralım. Yarın da bugün gibi olacak, hem de çok daha büyük olacak.”