Mezmurlar 17

Bu bölümde mezmur yazarı, dürüstlüğünün Tanrı tarafından sınandığını belirterek kendisine yönelen şiddet ve kuşatma karşısında korunma talep eder. Düşmanlarını kibirli, acımasız ve avını bekleyen yırtıcılar gibi betimler; buna karşılık kendi umudunu Tanrı'nın adaletine ve sonunda O'nun huzurunu görmeye bağlar.

Okumaya devam et

Kadıköy Kilise Çevirisi (KK)

1 RAB, haklı yakarışımı işit; Duarıma kulak ver, Çünkü hileli dudaklardan çıkmıyor.

2 Hükmüm senin huzurundan çıksın; Gözlerin doğruluğu görsün.

3 Yüreğimi sınadın, Gece beni yokladın. Beni denedin, hiçbir kötülük bulmadın. Karar verdim: ağzım suç işlemeyecek.

4 İnsanların işlerine gelince, Dudaklarının sözüyle Kendimi zorbanın yollarından korudum.

5 Adımlarım senin yollarına sıkıca tutundu; Ayaklarım kaymadı.

6 Sana seslendim, çünkü bana yanıt vereceksin, ey Tanrı. Kulağını bana çevir; Sözümü işit.

7 Sağ eline sığınanları düşmanlarından kurtaran sen, Harika vefalı sevgini göster.

8 Beni gözbebeğin gibi koru; Kanatlarının gölgesinde sakla,

9 Beni ezen kötülerin önünden, Çevremi saran ölümcül düşmanlarımın önünden.

10 Duyarsız yüreklerini kapatmışlar; Ağızlarıyla kibirli sözler söylerler.

11 Şimdi adım başı bizi kuşattılar; Bizi yere sermek için gözlerini diktiler.

12 Avını parçalamaya aç bir aslan gibidir o, Gizli yerlerde pusuya yatmış genç bir aslan gibi.

13 Kalk, ya RAB, karşısına çık. Onu yere ser. Canımı kötüden kılıcınla kurtar;

14 RAB, elinle insanlardan kurtar beni, Payı yalnız bu yaşamda olan dünya insanlarından. Değer verdiklerinin karnını sen doyurursun. Oğulları bolluğa kavuşur, Artanını çocuklarına bırakırlar.

15 Bense doğruluk içinde yüzünü göreceğim; Uyandığımda suretini görmek bana yetecek.