Markos 5
İsa, Gadaralılar bölgesinde cinlere tutulmuş bir adamı iyileştirir; adam aklı başına gelince çevresinde büyük şaşkınlık ve korku oluşur, ardından yaşadıklarını Dekapolis'te anlatmaya başlar. Bölümün devamında İsa, on iki yıldır kanaması olan bir kadını iyileştirir ve havra yöneticisi Yair'in ölüm haberi gelen kızını dirilterek kalabalığın ortasında hem hastalık hem ölüm karşısındaki etkisini gösterir.
Okumaya devam et
Kadıköy Kilise Çevirisi (KK)
1 Denizin karşı yakasına, Gadaralıların bölgesine vardılar.
2 İsa tekneden iner inmez, kirli ruha tutulmuş bir adam mezarlardan çıkıp onu karşıladı.
3 Bu adam mezarlarda yaşıyordu. Artık onu kimse zincirle bile bağlayamıyordu.
4 Çünkü defalarca ayak köstekleri ve zincirlerle bağlanmış, ama zincirleri koparmış, köstekleri de parçalamıştı. Onu zapt etmeye kimsenin gücü yetmiyordu.
5 Gece gündüz durmadan mezarlarda ve dağlarda bağırıyor, kendini taşlarla yaralıyordu.
6 İsa'yı uzaktan görünce koşup önünde yere kapandı.
7 Yüksek sesle bağırarak, “Ey İsa, Yüce Tanrı'nın Oğlu, benimle ne işin var? Tanrı hakkı için sana yalvarırım, bana eziyet etme!” dedi.
8 Çünkü İsa ona, “Ey kirli ruh, bu adamın içinden çık!” demişti.
9 İsa ona, “Adın ne?” diye sordu. O da, “Adım Lejyon, çünkü sayımız çok” dedi.
10 Onları o bölgeden dışarı göndermemesi için İsa'ya çok yalvardı.
11 Orada, dağın yamacında otlayan büyük bir domuz sürüsü vardı.
12 Cinlerin hepsi, “Bizi domuzlara gönder, onların içine girelim” diye yalvardı.
13 İsa onlara hemen izin verdi. Kirli ruhlar adamdan çıkıp domuzların içine girdi. İki bin kadar domuzdan oluşan sürü dik yamaçtan aşağı denize koştu ve denizde boğuldu.
14 Domuzları güdenler kaçıp bunu kentte ve kırsalda anlattılar. Halk olup biteni görmeye geldi.
15 İsa'nın yanına geldiler. Cinlere tutulmuş olan, içinde Lejyon bulunan adamın giyinmiş, aklı başında oturduğunu görünce korktular.
16 Olayı görenler, cinlere tutulmuş olan adama neler olduğunu ve domuzların başına gelenleri onlara anlattılar.
17 İsa'ya, bölgelerinden ayrılması için yalvarmaya başladılar.
18 İsa tekneye binerken, önceden cinlere tutulmuş olan adam onunla birlikte kalabilmek için yalvardı.
19 Ama İsa buna izin vermedi. Ona, “Evine, dostlarının yanına git; Rab'bin senin için yaptığı büyük işleri ve sana nasıl merhamet ettiğini onlara anlat” dedi.
20 Adam da gidip İsa'nın kendisi için yaptığı büyük işleri Dekapolis'te duyurmaya başladı; herkes hayret etti.
21 İsa tekneyle yeniden karşı yakaya geçince, çevresine büyük bir kalabalık toplandı. Kendisi deniz kıyısındaydı.
22 Derken havra yöneticilerinden Yair adında biri geldi; İsa'yı görünce ayaklarına kapandı.
23 Ona çok yalvararak, “Küçük kızım ölmek üzere. Ne olur gel, ellerini onun üzerine koy da iyileşsin, yaşasın” dedi.
24 İsa onunla birlikte gitti. Büyük bir kalabalık da peşinden gidiyor, onu her yandan sıkıştırıyordu.
25 On iki yıldır kanaması olan bir kadın vardı.
26 Birçok hekimin elinden çok çekmiş, varını yoğunu harcamış, ama iyileşeceğine daha da kötüleşmişti.
27 Kadın, İsa'yla ilgili anlatılanları duymuştu. Kalabalığın içinde arkadan yaklaşıp onun giysisine dokundu.
28 Çünkü, “Sadece giysilerine dokunsam iyileşirim” diyordu.
29 O anda kanaması kesildi. Kadın, bedeninde bu dertten iyileştiğini hissetti.
30 İsa, kendisinden bir gücün çıktığını hemen fark etti. Kalabalığın ortasında dönüp, “Giysilerime kim dokundu?” diye sordu.
31 Öğrencileri ona, “Kalabalığın seni sıkıştırdığını görüyorsun; yine de ‘Bana kim dokundu?’ diye soruyorsun” dediler.
32 İsa bunu yapanı görmek için çevresine bakındı.
33 Kendisinde olup biteni bilen kadın, korku içinde titreyerek geldi, İsa'nın önünde yere kapandı ve ona bütün gerçeği anlattı.
34 İsa ona, “Kızım, imanın seni iyileştirdi. Esenlikle git, hastalığından kurtul” dedi.
35 İsa daha konuşurken, havra yöneticisinin evinden gelenler, “Kızın öldü. Öğretmeni neden hâlâ rahatsız ediyorsun?” dediler.
36 Ama İsa söylenen bu sözü duyar duymaz havra yöneticisine, “Korkma, yalnız iman et” dedi.
37 Petrus, Yakup ve Yakup'un kardeşi Yuhanna dışında hiç kimsenin kendisiyle gelmesine izin vermedi.
38 Havra yöneticisinin evine geldi; kargaşayı, ağlayanları ve yüksek sesle feryat edenleri gördü.
39 İçeri girince onlara, “Niçin gürültü edip ağlıyorsunuz? Çocuk ölmedi, uyuyor” dedi.
40 Onlar ise İsa'yla alay ettiler. Ama İsa hepsini dışarı çıkardı; çocuğun babasını, annesini ve yanındakileri alıp çocuğun yattığı yere girdi.
41 Çocuğun elinden tutup ona, “Talita kumi!” dedi. Bu söz, “Kız, sana söylüyorum, kalk!” anlamına gelir.
42 Kız hemen ayağa kalktı ve yürümeye başladı; çünkü on iki yaşındaydı. Oradakiler büyük bir şaşkınlığa kapıldı.
43 İsa, bunu kimsenin öğrenmemesi için onları sıkı sıkı uyardı ve kıza yiyecek bir şey verilmesini söyledi.