Luka 10
Luka 10'da İsa yetmiş öğrenciyi çevre kentlere göndererek Tanrı'nın Egemenliği'nin yaklaştığını duyurmalarını ister; dönüşlerinde onların sevincini yönlendirir ve bu görevin anlamını açıklar. Bölüm ayrıca merhametin sınır tanımadığını gösteren İyi Samiriyeli benzetmesini ve Marta ile Meryem anlatısı üzerinden dinleme ile hizmet arasındaki öncelik meselesini ele alır.
Okumaya devam et
Kadıköy Kilise Çevirisi (KK)
1 Bu olaylardan sonra Rab yetmiş kişi daha görevlendirdi. Kendisinin gideceği her kente ve her yere onları ikişer ikişer önden gönderdi.
2 Onlara şöyle dedi: “Hasat gerçekten bol, ama işçi az. Bunun için hasadın Rab'bine dua edin ki hasadına işçiler göndersin.
3 Haydi gidin! İşte, sizi kuzular gibi kurtların arasına gönderiyorum.
4 Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda kimseye selam vermeyin.
5 Hangi eve girerseniz, önce ‘Bu eve esenlik olsun’ deyin.
6 Orada esenlikten yana biri varsa, esenliğiniz onun üzerinde kalır; yoksa size geri döner.
7 O evde kalın; size verdiklerinden yiyin, için. Çünkü işçi ücretini hak eder. Evden eve taşınmayın.
8 Hangi kente girer de sizi kabul ederlerse, önünüze konulanı yiyin.
9 Orada bulunan hastaları iyileştirin ve onlara, ‘Tanrı'nın Egemenliği size yaklaştı’ deyin.
10 Ama hangi kente girer de sizi kabul etmezlerse, o kentin sokaklarına çıkıp şöyle deyin:
11 ‘Kentinizin üzerimize yapışan tozunu bile size karşı silkeliyoruz. Yine de şunu bilin: Tanrı'nın Egemenliği size yaklaştı.’
12 Size şunu söyleyeyim: O gün Sodom'un hali, o kentin halinden daha katlanılır olacak.
13 “Vay haline, ey Horazin! Vay haline, ey Beytsayda! Çünkü sizde yapılan güçlü işler Sur ile Sayda'da yapılmış olsaydı, oralardakiler çoktan çula bürünüp kül içinde oturarak tövbe etmiş olurlardı.
14 Ama yargı günü Sur ile Sayda'nın hali, sizin halinizden daha katlanılır olacak.
15 Ve sen, ey Kefarnahum! Göğe kadar yükseltildin, ölüler diyarına kadar indirileceksin.
16 Sizi dinleyen beni dinlemiş olur; sizi reddeden beni reddetmiş olur. Beni reddeden de beni göndereni reddetmiş olur.”
17 Yetmişler sevinç içinde dönüp, “Rab, senin adınla cinler bile bize boyun eğiyor!” dediler.
18 İsa onlara şöyle dedi: “Şeytan'ın gökten şimşek gibi düştüğünü gördüm.
19 İşte size yılanları ve akrepleri çiğneme yetkisi, düşmanın bütün gücü üzerinde de yetki veriyorum. Hiçbir şey size asla zarar veremeyecek.
20 Yine de ruhların size boyun eğmesine sevinmeyin; adlarınızın gökte yazılı olmasına sevinin.”
21 Tam o saatte İsa Kutsal Ruh'ta sevinç duydu ve şöyle dedi: “Baba, göğün ve yerin Rab'bi! Bunları bilge ve anlayışlı kişilerden gizleyip küçük çocuklara açıkladığın için sana şükrederim. Evet Baba, senin gözünde hoş olan buydu.”
22 Öğrencilerine dönerek şöyle dedi: “Babam her şeyi bana teslim etti. Oğul'un kim olduğunu Baba'dan başkası bilmez; Baba'nın kim olduğunu da Oğul'dan ve Oğul'un O'nu açıklamayı dilediği kişilerden başkası bilmez.”
23 Öğrencilerine dönüp özel olarak şöyle dedi: “Sizin gördüklerinizi gören gözlere ne mutlu!
24 Çünkü size şunu söyleyeyim: Nice peygamber, nice kral sizin gördüklerinizi görmek istedi ama göremedi; sizin işittiklerinizi işitmek istedi ama işitemedi.”
25 Derken bir Yasa uzmanı ayağa kalktı ve O'nu sınamak amacıyla, “Öğretmenim, sonsuz yaşamı miras almak için ne yapmalıyım?” diye sordu.
26 İsa ona, “Yasa'da ne yazıyor? Nasıl okuyorsun?” dedi.
27 Adam şöyle yanıt verdi: “Tanrın Rab'bi bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün gücünle ve bütün aklınla seveceksin; komşunu da kendin gibi seveceksin.”
28 İsa ona, “Doğru yanıt verdin. Bunu yap, yaşayacaksın” dedi.
29 Ama adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsa'ya, “Komşum kim?” diye sordu.
30 İsa şöyle yanıt verdi: “Bir adam Yeruşalim'den Eriha'ya inerken haydutların eline düştü. Haydutlar onu soyup dövdüler, sonra yarı ölü halde bırakıp gittiler.
31 Rastlantı sonucu bir kâhin o yoldan iniyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.
32 Aynı şekilde bir Levili de o yere varıp adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.
33 Ama yolculuk etmekte olan bir Samiriyeli, adamın bulunduğu yere geldi. Onu görünce yüreği sızladı.
34 Yanına gitti, yaralarına yağ ve şarap dökerek sardı. Sonra adamı kendi hayvanına bindirip bir hana götürdü ve onunla ilgilendi.
35 Ertesi gün ayrılırken iki dinar çıkarıp hancıya verdi ve ‘Onunla ilgilen. Bundan fazla ne harcarsan, dönüşümde sana öderim’ dedi.
36 Sence bu üç kişiden hangisi, haydutların eline düşen adama komşu gibi davrandı?”
37 Adam, “Ona merhamet eden” dedi. Bunun üzerine İsa ona, “Git, sen de öyle yap” dedi.
38 Yollarına devam ederlerken İsa bir köye girdi. Marta adında bir kadın O'nu evine kabul etti.
39 Marta'nın Meryem adında bir kız kardeşi vardı. Meryem de İsa'nın ayaklarının dibine oturup O'nun sözünü dinliyordu.
40 Marta ise birçok işin telaşına kapılmıştı. İsa'nın yanına gelip, “Rab, kız kardeşimin beni işlerle tek başıma bıraktığını umursamıyor musun? Ona söyle de bana yardım etsin” dedi.
41 İsa ona şöyle karşılık verdi: “Marta, Marta! Sen birçok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun.
42 Oysa gerekli olan tek bir şey var. Meryem iyi payı seçti ve bu ondan alınmayacak.”