Musa ve Yarılan Deniz
Musa, halkını özgürlüğe götürürken kocaman bir denizle karşılaşır. Tanrı onlara sudan bir yol açar.
Özgürlüğe Yolculuk
Musa, Tanrı'nın seçtiği bir önderdi. Uzun yıllar boyunca İsrail halkı Mısır'da çok yorucu işlerde çalışmış, özgür olmayı beklemişti. Sonunda Tanrı, Musa aracılığıyla halkını Mısır'dan çıkardı. Herkes sevinçle yola koyuldu: anneler, babalar, çocuklar, koyunlar ve keçiler… Hepsi yeni bir yurda doğru yürüyordu. Yolculuk günlerce sürdü. Gündüzleri güneş sıcak, geceleri çöl serindi; ama halk umutluydu, çünkü artık özgürdüler. Çocuklar yürürken şarkılar söylüyor, büyükler birbirine yardım ediyordu. Musa en önde yürür, herkese cesaret verir ve, “Tanrı bizi buraya kadar getirdiyse, sonuna kadar da getirir,” derdi. Bazen yorulduklarında şikâyet ettiler, bazen korktular; ama her seferinde Tanrı onlara ihtiyaçları olan şeyi verdi. Bu uzun yolculuk, onlara güvenmeyi ve birlikte olmayı öğretiyordu.
Deniz Yolu Kapatıyor
Ama yolculuk kolay değildi. Bir gün önlerine kocaman bir deniz çıktı. Su öyle genişti ki, karşı kıyı görünmüyordu bile. Tam o sırada arkalarından bir toz bulutu yükseldi: Mısır ordusu, geri dönmelerini isteyerek peşlerinden geliyordu. Halk iki arada sıkışmıştı — önlerinde deniz, arkalarında ordu. Korkuyla bağırmaya başladılar.
Musa halka sakin bir sesle şöyle dedi: “Korkmayın. Sakin durun ve Tanrı'nın ne yapacağını görün. O bizimle.”
Sular İkiye Ayrılıyor
Sonra Tanrı, Musa'ya değneğini denizin üzerine uzatmasını söyledi. Musa kolunu kaldırdı ve inanılmaz bir şey oldu: rüzgâr esti, sular ikiye ayrıldı! Denizin ortasında upuzun, kupkuru bir yol açıldı. Sular sağda ve solda birer duvar gibi yükseldi, ama halkın geçtiği yer çamur bile değildi.
İsrail halkı bu yoldan yürümeye başladı. Çocuklar sağa sola bakıp hayretle su duvarlarını izledi. Adım adım, hep birlikte karşı kıyıya geçtiler. Herkes güvenle karaya çıktığında büyük bir sevinç oldu.
Güvenle Karşı Kıyıda
Halk güvende olunca sular yavaşça eski yerine döndü ve arkalarında kalan deniz yeniden birleşti. İsrail halkı artık özgürdü. O gün hep birlikte şükran şarkıları söylediler, dans ettiler ve Tanrı'ya teşekkür ettiler.
Bazen önümüzde çok büyük engeller olabilir — tıpkı o koca deniz gibi. Ne yapacağımızı bilemeyiz. Ama Musa'nın hikâyesi bize şunu hatırlatır: Tanrı, hiç ummadığımız yerde bile bize bir yol açabilir. Sakin durup O'na güvenmek, cesaretin en güzel yollarından biridir.
Birlikte konuşalım
Halk denizin önünde çok korktu. Sence Tanrı gerçekten bir yol açacağına inandılar mı? Sen olsan ne düşünürdün?